fGn
30.10.08, 20:25
Sabah sabah gazetede onun ve karısının sırıtan suratlarını görünce altüst olduk... İkisi de gülüyordu...
Ne varsa gülecek!
Hadi o gülüyor, karısı niye gülüyor ki?
Sevindiler mi yani?
“Yırttık” diye...
Yahu insan gerçekten suçsuz olsa bile böyle bir davaya ismi karıştığı için biraz olsun üzülür, sıkılır...
Utanır biraz!
Ama hayır, onlar tam da “Yolunu bulur, böyle yırtarız işte! Size de bizim fotoğrafımızı çekmek kalır” edasıyla bizim suratımıza baka baka gülüyorlar....
Hepimizin gözünün içine baka baka...
Tutuksuz yargılanacağı haberini duyduğumuzda da kötü olmuştuk.
Adli Tıp’tan büyük bir hızla çıkan raporu duyunca yani:
“14 yaşında cinsel istismara uğrayan küçük kız için verilen beden ve ruh sağlığının bozulmadığı” yönündeki raporu...
Hani ilk duruşmada sürekli ağlayan küçük kız için...
Aklımıza “Acaba Adli Tıp’ta da kadro değişimi olmuş muydu?” sorusu gelmedi değil...
Ama o fotoğrafı görünce...
Gülerlerken.
Ve abuk sabuk konuşurlarken...
Midemiz bulandı.
Sinirimiz bozuldu.
Hemen aklıma Emine Hanım geldi. Emine Erdoğan...
AKP’li Milletvekili Recep Koral’ın 38 yıllık eşinden ayrılmasına tepki gösteren Emine Erdoğan...
Başkasını sevdiği için, ikisini birden idare etmek ya da birini kuma tutmak yerine gayet medeni bir şekilde eşinden boşanan milletvekiline gönül koyan Emine Hanım.
“Acaba?” dedim, “Acaba Hüseyin Üzmez”e de tepki gösterdi mi?
Ben duymadım...
Peki ya kadın milletvekilleri...
Hadi erkekleri geçtim...
TBMM’de tam 50 kadın milletvekili var.
30’u da iktidar partisinden milletvekili...
İçlerinden sadece CHP’li Milletvekili Canan Arıtman dün sıkı bir açıklama yaptı. Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’ya çağrıda bulundu.
Bakan Çubukçu’nun akşam saatlerindeki açıklamasından da rapora itiraz edileceğini ve kendisinin bir hukukçu olarak olay tarihinden 6 ay sonra verilmiş bir raporun delil teşkil edemeyeceği kanısında olduğunu öğrendik hiç değilse...
Peki ya diğer kadın milletvekilleri?
Niye susuyorsunuz!
Niye?
Biriniz çıkın da iyi kötü bir iki laf edin bari...
Sosyal Güvenlik Yasası’nda kadınlar ezilir gıkınız çıkmaz, çocuklara tecavüz edilir yine gıkınız çıkmaz...
Sesinizin çıkması için ille de başınıza mı gelmesi gerekiyor?
Öbür taraftan bir opera sanatçısı seri tecavüzcü çıkıyor. Bakıyorsun, daha önce yargılanmış ve serbest bırakılmış.
Niye?
Kız kotluydu...
Kız bakire değildi...
Kız müsamaha gösterdi...
Direnmedi.
Bu nedenlerden serbest bırakılmış...
Az kalsın kızları suçlayacaklar yani...
İşte bütün bunları alt alta
koyunca insanın aklına ister istemez tek bir şey geliyor:
“Bu ülkede tecavüz serbest mi?”
Biz bunları düşünürken o ne yapıyor?
Gözümüzün içine baka baka gülüyor...
Ne varsa gülecek!
Hadi o gülüyor, karısı niye gülüyor ki?
Sevindiler mi yani?
“Yırttık” diye...
Yahu insan gerçekten suçsuz olsa bile böyle bir davaya ismi karıştığı için biraz olsun üzülür, sıkılır...
Utanır biraz!
Ama hayır, onlar tam da “Yolunu bulur, böyle yırtarız işte! Size de bizim fotoğrafımızı çekmek kalır” edasıyla bizim suratımıza baka baka gülüyorlar....
Hepimizin gözünün içine baka baka...
Tutuksuz yargılanacağı haberini duyduğumuzda da kötü olmuştuk.
Adli Tıp’tan büyük bir hızla çıkan raporu duyunca yani:
“14 yaşında cinsel istismara uğrayan küçük kız için verilen beden ve ruh sağlığının bozulmadığı” yönündeki raporu...
Hani ilk duruşmada sürekli ağlayan küçük kız için...
Aklımıza “Acaba Adli Tıp’ta da kadro değişimi olmuş muydu?” sorusu gelmedi değil...
Ama o fotoğrafı görünce...
Gülerlerken.
Ve abuk sabuk konuşurlarken...
Midemiz bulandı.
Sinirimiz bozuldu.
Hemen aklıma Emine Hanım geldi. Emine Erdoğan...
AKP’li Milletvekili Recep Koral’ın 38 yıllık eşinden ayrılmasına tepki gösteren Emine Erdoğan...
Başkasını sevdiği için, ikisini birden idare etmek ya da birini kuma tutmak yerine gayet medeni bir şekilde eşinden boşanan milletvekiline gönül koyan Emine Hanım.
“Acaba?” dedim, “Acaba Hüseyin Üzmez”e de tepki gösterdi mi?
Ben duymadım...
Peki ya kadın milletvekilleri...
Hadi erkekleri geçtim...
TBMM’de tam 50 kadın milletvekili var.
30’u da iktidar partisinden milletvekili...
İçlerinden sadece CHP’li Milletvekili Canan Arıtman dün sıkı bir açıklama yaptı. Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’ya çağrıda bulundu.
Bakan Çubukçu’nun akşam saatlerindeki açıklamasından da rapora itiraz edileceğini ve kendisinin bir hukukçu olarak olay tarihinden 6 ay sonra verilmiş bir raporun delil teşkil edemeyeceği kanısında olduğunu öğrendik hiç değilse...
Peki ya diğer kadın milletvekilleri?
Niye susuyorsunuz!
Niye?
Biriniz çıkın da iyi kötü bir iki laf edin bari...
Sosyal Güvenlik Yasası’nda kadınlar ezilir gıkınız çıkmaz, çocuklara tecavüz edilir yine gıkınız çıkmaz...
Sesinizin çıkması için ille de başınıza mı gelmesi gerekiyor?
Öbür taraftan bir opera sanatçısı seri tecavüzcü çıkıyor. Bakıyorsun, daha önce yargılanmış ve serbest bırakılmış.
Niye?
Kız kotluydu...
Kız bakire değildi...
Kız müsamaha gösterdi...
Direnmedi.
Bu nedenlerden serbest bırakılmış...
Az kalsın kızları suçlayacaklar yani...
İşte bütün bunları alt alta
koyunca insanın aklına ister istemez tek bir şey geliyor:
“Bu ülkede tecavüz serbest mi?”
Biz bunları düşünürken o ne yapıyor?
Gözümüzün içine baka baka gülüyor...