Sonay
21.10.08, 18:36
Bencilce bir yazı yazmak istiyorum..içinde sadece ben olayım.dökülsün içimde küf tutmaya yüz tutan ve canımı acıtanlar istiyorum..
Yapabilirmiyim bilmiyorum deneyeceğim işte.. belki hüznün taçsız prensesiyimdir,öyle sananlar olabilir ama değilim öyle..
Yaşadığım hüzün herkesin payına düşenden fazla veya eksik değildir..
Yaşadığım ve yaşattığım şekil daha fiyakalı olduğundan olsa gerek ağır yüklerin altında eziliyormuşum gibi duygular uyandırabilir yazdıklarım ki umurumda bile değil..
Attığım her adımın hesabını vermek benim harcım değil böyle dyorum ama yinede zaman zaman kendimi artık hayatta büyük bir yalnızlık çektiğim hissinden kurtaramıyorum..
Biliyorum çok hatalarım var..herkes gibi.. hangimiz masumuz ki?
Çok şey söylemem gerektiğini bilerek ama konuşamayarak kendime çektirdiğim acılardan dolayı üzgünüm.. durmadan sorguluyorum hayatımı..dünümü,bugünümü.. yargılıyorum kendimi,dahası cezalandırıyorum ve en son hepsine üzülüyorum..
Çünkü yargılamalarımın beni ulaştırdığı son nokta bugüne kadar hayatı gerçekten istediğim gibi hiç yaşayamadığım hükmü..en büyük suçlusuda benim..hayatta yok olduğumu fark ettim..görünürde ne kadar hayatın içindeysem de özünde hayatın dışında olduğunu görmek üzüyor artık bir serçenin kanadına tüneyen yüreğimi..
Herkesi kandırabilir insan ama iş kendini kandırmaya gelince hiçbir kelimenin gücü yetmiyor mutlu sonu getirmeye..kendini kandıramayınca da sorgu seansları başlıyor..kimseyi kendime günah keçisi seçemem çünkü yok öyle birileri varsa bile görmüyorum,duymuyorum..
Uyandığım her sabah ışıltılarla dolu birgün bugün,şanslısın yine kızım demektende yoruldum..uyanıyorum ve kimsenin görmediği bilmediği düşünsel günlüğüme bugün çiçekleri,böcekleri yazayım diyorum o an adını bilmediğim bir şeyler oluyor ve hayatın gerçeklerini düşünmeye başlıyor onları yazıyorum.. hayat öylesine büyük bir gizi içinde barındırıyor ki çoğu zaman perili bir köşk gibi görünüyor gözüme..hayat perili bir köşk ,ben ise kendinden firarda bir ödlek..
İçimde kaynağını bilmediğim bir güç var ve onun varlığı beni hep gülümsetiyor..hal böyle iken bile hayatın acı gerçeklerini düşünmekten soyutlayamıyorum kendimi.. hayat mı acımasız hayatı acımasız kılan insanlar mı karar veremiyorum bile.. kendimi değersiz aptal saptal günlerim oluyor bazen.. niye hep kötü gün dostu ben oluyorum? Niye herkes ihtiyaç duyduğu heran beni bulabiliyor da benim ihtiyaç duyabileceğim anları hissedip yanımda kimse olmuyor?Ağlamayana mama vermez demiş atalarımız ama ben ağladığım zamanlarda değil her zaman yanımda olacak insanlar istiyorum.. belki o zaman ağlamamı gerektirecek anlar bile olmaz..bütün ağlamalarım gülmekten dolayı akan yaşlardan ibaret olur..
Adım geçtiğinde çok iyisin,harikasın,değerlisin,senin yerin başka gibi sıfatlar mutlu ediyor etmesine ama bunları önemli ve özel olmayan günlerde duymayı beklemek bencilce bir şey mi? Yaetinmeyi bilmemek midir?
Hiçbir sebep yokken seni seviyorum dese hayatımda yer alan insanlar çok mu şey vermiş olurlar?Kalabalığın içinde annesinin elini bırakan yalnız bir kız kız çocuğu gibi hissediyorum kendimi.. başımı nereye çevirsem yalnızlık.. sorguluyorum,yargılıyorum,cezalandırıyorum kendimİ ama hep harcananın ben olduğunu görmek acıtıyor artık içimi..
Nasıl olsa Sonay kırılmaz,alınmaz,küsmez,yemez içmez.. hadi ya.. ben normal insan değimliyim?
Evet yavrucum olay budur işte sen bir meleksin,rica ederim kapatalım bu bahsi diyen içsesimi de boğup,derin bir kuyuya atmak istiyorum..
Canım badem ağacı,sen ağaçların ben insanların aptalıyız bu yüzden çiçekleri dökülür hep erkenden.. Hayat işte hadi gülümse..
Yapabilirmiyim bilmiyorum deneyeceğim işte.. belki hüznün taçsız prensesiyimdir,öyle sananlar olabilir ama değilim öyle..
Yaşadığım hüzün herkesin payına düşenden fazla veya eksik değildir..
Yaşadığım ve yaşattığım şekil daha fiyakalı olduğundan olsa gerek ağır yüklerin altında eziliyormuşum gibi duygular uyandırabilir yazdıklarım ki umurumda bile değil..
Attığım her adımın hesabını vermek benim harcım değil böyle dyorum ama yinede zaman zaman kendimi artık hayatta büyük bir yalnızlık çektiğim hissinden kurtaramıyorum..
Biliyorum çok hatalarım var..herkes gibi.. hangimiz masumuz ki?
Çok şey söylemem gerektiğini bilerek ama konuşamayarak kendime çektirdiğim acılardan dolayı üzgünüm.. durmadan sorguluyorum hayatımı..dünümü,bugünümü.. yargılıyorum kendimi,dahası cezalandırıyorum ve en son hepsine üzülüyorum..
Çünkü yargılamalarımın beni ulaştırdığı son nokta bugüne kadar hayatı gerçekten istediğim gibi hiç yaşayamadığım hükmü..en büyük suçlusuda benim..hayatta yok olduğumu fark ettim..görünürde ne kadar hayatın içindeysem de özünde hayatın dışında olduğunu görmek üzüyor artık bir serçenin kanadına tüneyen yüreğimi..
Herkesi kandırabilir insan ama iş kendini kandırmaya gelince hiçbir kelimenin gücü yetmiyor mutlu sonu getirmeye..kendini kandıramayınca da sorgu seansları başlıyor..kimseyi kendime günah keçisi seçemem çünkü yok öyle birileri varsa bile görmüyorum,duymuyorum..
Uyandığım her sabah ışıltılarla dolu birgün bugün,şanslısın yine kızım demektende yoruldum..uyanıyorum ve kimsenin görmediği bilmediği düşünsel günlüğüme bugün çiçekleri,böcekleri yazayım diyorum o an adını bilmediğim bir şeyler oluyor ve hayatın gerçeklerini düşünmeye başlıyor onları yazıyorum.. hayat öylesine büyük bir gizi içinde barındırıyor ki çoğu zaman perili bir köşk gibi görünüyor gözüme..hayat perili bir köşk ,ben ise kendinden firarda bir ödlek..
İçimde kaynağını bilmediğim bir güç var ve onun varlığı beni hep gülümsetiyor..hal böyle iken bile hayatın acı gerçeklerini düşünmekten soyutlayamıyorum kendimi.. hayat mı acımasız hayatı acımasız kılan insanlar mı karar veremiyorum bile.. kendimi değersiz aptal saptal günlerim oluyor bazen.. niye hep kötü gün dostu ben oluyorum? Niye herkes ihtiyaç duyduğu heran beni bulabiliyor da benim ihtiyaç duyabileceğim anları hissedip yanımda kimse olmuyor?Ağlamayana mama vermez demiş atalarımız ama ben ağladığım zamanlarda değil her zaman yanımda olacak insanlar istiyorum.. belki o zaman ağlamamı gerektirecek anlar bile olmaz..bütün ağlamalarım gülmekten dolayı akan yaşlardan ibaret olur..
Adım geçtiğinde çok iyisin,harikasın,değerlisin,senin yerin başka gibi sıfatlar mutlu ediyor etmesine ama bunları önemli ve özel olmayan günlerde duymayı beklemek bencilce bir şey mi? Yaetinmeyi bilmemek midir?
Hiçbir sebep yokken seni seviyorum dese hayatımda yer alan insanlar çok mu şey vermiş olurlar?Kalabalığın içinde annesinin elini bırakan yalnız bir kız kız çocuğu gibi hissediyorum kendimi.. başımı nereye çevirsem yalnızlık.. sorguluyorum,yargılıyorum,cezalandırıyorum kendimİ ama hep harcananın ben olduğunu görmek acıtıyor artık içimi..
Nasıl olsa Sonay kırılmaz,alınmaz,küsmez,yemez içmez.. hadi ya.. ben normal insan değimliyim?
Evet yavrucum olay budur işte sen bir meleksin,rica ederim kapatalım bu bahsi diyen içsesimi de boğup,derin bir kuyuya atmak istiyorum..
Canım badem ağacı,sen ağaçların ben insanların aptalıyız bu yüzden çiçekleri dökülür hep erkenden.. Hayat işte hadi gülümse..