PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gıda Alışverişinde Püf Noktalar


meriç
22.07.08, 21:41
Merhabalar, size çalıştığım departmanda müşterilerimizin sıkça şikayetine sebep olan ancak sorumluluğunu büyük ölçüde kendilerinin taşıdığı hatalardan bahsetmek istiyorum.

1-Öncelikle her erkeğin yaptığı hatalardan biri alışverişe gittiklerinde akşama yapacağı kızartmaları aklından çıkartamadığı için gittikleri ilk bölüm et ve et ürünlerinin satıldığı yerlerdir. Buradan ilk alışveriş yapılır, 1-2 saat markette gezilir daha sonrasında eve varıldığında tavuklar kokmuş sulanmış, kıymalar kararmıştır. Unutmayın bu ürünler en son alınması gereken ürünlerdir.

2-Bayanlar genelde kıyma alırken 3-5 defa makineden çektirirler. Bu ürünü sonradan kullanmak için iyi bir uygulama değildir. Çünkü kıyma makineden her geçişinde ısısı 3-5 derece arasında artar. 5 defa çektirdiğiniz kıymayı pişirmeye gerek kalmaz tahmin etmek gerekirse ayrıca bu kıymanın çok çabuk kararmasına sebep olur unutmayın.

3-Ürünleri alırken koklayın diyeceğim ama güleceksiniz. Hayır gülmeyin özellikle çiğ tavuk ürünleri alırken ürünün üzerine hafif sararmalar var ise (olmasa bile yapın bunu) sterç kısmını biraz koklarsanız hafif ekşi bir koku gelirse uzak durun derim. kemikli kırmızı et alırken ise kemiğini koklayın arkadaşlar.

4-Kırmızı etin ömrünü uzatan birkaç önemli etken vardır. Bunlardan en önemlisi hayvanın sağlıklı kesilmesi ve yorgun olmamasıdır. Eğer ette çok koyu bir kırmızılı varsa ve bu kırmızılık yağınada nüfuz etmişse o hayvan ya ateşli iken kesilmiştir yada yorgun kesilmiştir. Yağ her zaman beyaz renkli olur ve yağın sararmaya başlaması etin ömrünün azaldığını gösteren faktörlerden biridir.

5-Hazır kıymayı tercih etmyin gözünüzün önünde çekilmesini isteyin. Eski kasapları hatırlayın. Kıyma makinesinin üzeirnde daima bir ayna vardır. Bunun sebebini merak ediyosanız söyleyeyim, etleri parçalarken çıkan kırıntı miktarı fazladır. Bunu atmak yerine değerlendirmek isteyen kasaplar siz kıyma istediğinizde kıymayı makinede çekerken arkanızı döndüğünüz sırada makinenin arkasında bulunan kırıntıları sizin kıymanın içine katar. (Yapmayanları olayın dışında tutuyorum)

6-Bombaj diye bir kavram var. bu bakterilerin özellikle kapalı kaplarda muhafaza edilen ürünlerde üremesi ve besinleri tüketirken ürettikleri gazların kabın içinde oluşturduğu basınç ile kabın dış yüzeyinin bombe yapmasıdır.
Dikkat: Özellike konservelerde(ev yapımı), kapalı ambalajlı et ürünlerinde(sucuk-hazır dönerler), süt ürünlerinde (özellikle peynir) ürün kabı dışa doğru bombe yapmışsa veya aldıktan sonra evde açtığınızda tereyağına benzer bir koku ile karşılaşırsanız sakın tüketmeyin derim.


Şu anda aklıma gelenler bu kadar ancak sizlerinde soruları olacaktır. Bu başlık altında bildiğim tüm bilgileri sizinler paylaşacağım. Bende bilmiyorsam beraber öğreneceğiz. :)
Bu sitede bilgi paylaştıkça değer kazanmakta.

BüşRa
22.07.08, 21:46
Bilgiler için teşekkür ederim...Kendi adıma konuşmam gerekirse kör malın kör alıcısı olmuşluğum çok fazladır...Özellikle sebze mevyelerle ilgili bilgilendirmede yaparsan çok memnun olacam:)...Bu sayede alışveriş yapıp eve geldiğimde babama hava atabileceğim hehe bende güzel seçim yapıyorum diye:)...

meriç
22.07.08, 21:50
Meyve sebze kalitesi de benim alanıma girmekte. Spefisik birşeyler sormak istersen seve seve yanıtlarım.
Örneğin kabak salatalık gibi ürünleri alırken uç kısımlarını baş parmağınla sık ve yumuşamışsa artık zamanının dolduğunu anlayabilirsin.

Ome_RS
22.07.08, 21:59
bilgilendirmelerin için tesekkürler gıda demek sağlık demek bu yuzden cok önemli. benm de bi sorum var,
merak ettiğim ve babamla cok tartıstıgım bi konu su kaymaklı yoğurtların üstündeki kaymak die koydukarı peçeteden pozma garip madde ney gercek kaymak mı yoksa püskürtülen sütlü bi karışımmı bide zararlımı.

EvrenOz
22.07.08, 22:12
Ellerine sağlık,

Çok dikkat etmemiz ancak çok bilgisiz olduğumuz bir dal. Özellikle ilk maddede bahsedilen et ürünlerini ilk sırada alma hatasına bende düşüyordum. Bundan sonra daha dikkatli olup bu bilgiyi değerlendirmeyi ihmal etmeyecem. ;)

meriç
22.07.08, 22:34
Peçete yok. Bak ne varmış. Bunu da beraber öğrendik.

Kaymak, “içerisinde en az % 60 oranında süt yağı bulunan ve dışarıdan herhangi bir madde katılmadan özel metotla yapılıp şekil verilen krema” olarak tanımlanmaktadır. Mikrobiyolojik olarak, “kirlenmiş, kokuşmuş, küflenmiş, acımış ya da içinde patojen mikroorganizma ile bunların toksinleri bulunan ve kokuşma yapan mikroorganizmaların ürediği krema ve kaymakların gıda üretiminde kullanılması ve satışı yasaktır” şeklinde belirtilmektedir. Geleneksel kaymak yapım prosesinde, taze manda sütü ya da yağ oranı krema katılmasıyla yükseltilmiş inek sütü kullanılmaktadır. Süt sağıldıktan hemen sonra, çift kat tülbent bezinden süzülerek 2.5 – 3 Lt’likalüminyum ya da kalaylı bakır kaymak tavalarına alınmaktadır.
Hacminin yarısına kadar doldurulan tavalar öncelikle 70 – 75 oC’ye kadar bir ön ısıtma işlemine tabi tutulmaktadır. Ön ısıtmadan sonra inek sütünden üretim
yapılıyor ise, % 10 oranında taze krema ilave edilmelidir. Manda sütü
kullanılması durumunda bu işleme gerek duyulmamaktadır. Ön ısıtmayı

takiben, tavalardaki süt sürekli karıştırılarak 90 – 95
oC’ye kadar ısıtılmakta ve ısıtma işlemine, 4 – 5 saat daha devam edilmektedir. Süre sonunda süt, geniş ve 8 – 10 cm derinliğindeki tavalara belirli bir yükseklikten aktarılarak köpük oluşumu ve kaymağın gözenekli bir yapıda olması sağlanmaktadır. Ayrı bir odaya alınan tavalar 40 – 45 °C’ye soğuyuncaya kadar kendi halinde soğumaya bırakılmaktadır. Soğutma sonrası tavalara tekrar 70 – 75°C’de kısa süreli bir ısıtma uygulanarak 24 saat soğuk bir odada beklemeyealınmakta ve kaymak tabakasının iyice şekillenmesi sağlanmaktadır. Bu
kaymak tabakasını sertleştirmek için tava yüzeyine küçük buz parçacıkları
serpilerek keskin bir bıçakla dilimler halinde kesilmekte ve paketlenerek
tüketime sunulmaktadır Kaymak yapı mında, üretimin ekonomik olabilmesinde süt yağı oranının yüksek, beğeni ile tüketilebilmesi için de beyaz olması
gerekmektedir. Bu nedenle de, kaymak üretiminde, süt yağı oranı yüksek (%
9.27) ve süt yağı rengi beyaz olduğu için daha çok manda sütü
kullanılmaktadır. İnek sütünden yapılan kaymakların rengi sarımtırak olup,
kalınlığı azdır ve kolayca kırılabilir özelliktedir Gıda Maddeleri Tüzüğü’nde (GMT) Kaymak, “içerisinde en az % 60 oranında süt yağı bulunan ve dışarıdan herhangi bir madde katılmadanözel metotla yapılıp şekil verilen krema” olarak tanımlanmaktadır. Mikrobiyolojik olarak, “kirlenmiş, kokuşmuş, küflenmiş, acımış ya da içinde patojen mikroorganizma ile bunların toksinleri bulunan ve kokuşma yapan mikroorganizmaların ürediği krema ve kaymakların gıda üretiminde
kullanılması ve satışı yasaktır” şeklinde belirtilmektedir Geleneksel kaymak yapım prosesinde, taze manda sütü ya da yağ oranı krema katılmasıyla yükseltilmiş inek sütü kullanılmaktadır. Süt sağıldıktan hemen sonra, çift kat tülbent bezinden süzülerek 2.5 – 3 Lt’lik alüminyum ya da kalaylı bakır kaymak tavalarına alınmaktadır. Hacminin yarısına kadar doldurulan tavalar öncelikle 70 – 75
oC’ye kadar bir ön ısıtma işlemine tabi tutulmaktadır. Ön ısıtmadan sonra inek sütünden üretim yapılıyor ise, % 10 oranında taze krema ilave edilmelidir. Manda sütü kullanılması durumunda bu işleme gerek duyulmamaktadır. Ön ısıtmayı
takiben, tavalardaki süt sürekli karıştırılarak 90 – 95 oC’ye kadar ısıtılmakta ve ısıtma işlemine, 4 – 5 saat daha devam edilmektedir. Süre sonunda süt, geniş ve 8 – 10 cm derinliğindeki tavalara belirli bir yükseklikten aktarılarak köpük oluşumu ve kaymağın gözenekli bir yapıda olması sağlanmaktadır. Ayrı bir odaya alınan tavalar 40 – 45 °C’ye soğuyuncaya kadar kendi halinde soğumaya bırakılmaktadır. Soğutma sonrası tavalara tekrar 70 – 75°C’de kısa süreli bir ısıtma uygulanarak 24 saat soğuk bir odada beklemeye alınmakta ve kaymak tabakasının iyice şekillenmesi sağlanmaktadır. Bu kaymak tabakasını sertleştirmek için tava yüzeyine küçük buz parçacıkları serpilerek keskin bir bıçakla dilimler halinde kesilmekte ve paketlenerek tüketime sunulmaktadır Bu şekilde üretilen kaymakların buzdolabı şartlarında saklanmak suretiyle 3 ile 5 gün kadar kalitelerini koruyabildikleri üreticiler tarafından ifade edilmektedir.

Ome_RS
22.07.08, 22:41
Peçete yok. Bak ne varmış. Bunu da beraber öğrendik.

Kaymak, “içerisinde en az % 60 oranında süt yağı bulunan ve dışarıdan herhangi bir madde katılmadan özel metotla yapılıp şekil verilen krema” olarak tanımlanmaktadır. Mikrobiyolojik olarak, “kirlenmiş, kokuşmuş, küflenmiş, acımış ya da içinde patojen mikroorganizma ile bunların toksinleri bulunan ve kokuşma yapan mikroorganizmaların ürediği krema ve kaymakların gıda üretiminde kullanılması ve satışı yasaktır” şeklinde belirtilmektedir. Geleneksel kaymak yapım prosesinde, taze manda sütü ya da yağ oranı krema katılmasıyla yükseltilmiş inek sütü kullanılmaktadır. Süt sağıldıktan hemen sonra, çift kat tülbent bezinden süzülerek 2.5 – 3 Lt’likalüminyum ya da kalaylı bakır kaymak tavalarına alınmaktadır.
Hacminin yarısına kadar doldurulan tavalar öncelikle 70 – 75 oC’ye kadar bir ön ısıtma işlemine tabi tutulmaktadır. Ön ısıtmadan sonra inek sütünden üretim
yapılıyor ise, % 10 oranında taze krema ilave edilmelidir. Manda sütü
kullanılması durumunda bu işleme gerek duyulmamaktadır. Ön ısıtmayı

takiben, tavalardaki süt sürekli karıştırılarak 90 – 95
oC’ye kadar ısıtılmakta ve ısıtma işlemine, 4 – 5 saat daha devam edilmektedir. Süre sonunda süt, geniş ve 8 – 10 cm derinliğindeki tavalara belirli bir yükseklikten aktarılarak köpük oluşumu ve kaymağın gözenekli bir yapıda olması sağlanmaktadır. Ayrı bir odaya alınan tavalar 40 – 45 °C’ye soğuyuncaya kadar kendi halinde soğumaya bırakılmaktadır. Soğutma sonrası tavalara tekrar 70 – 75°C’de kısa süreli bir ısıtma uygulanarak 24 saat soğuk bir odada beklemeyealınmakta ve kaymak tabakasının iyice şekillenmesi sağlanmaktadır. Bu
kaymak tabakasını sertleştirmek için tava yüzeyine küçük buz parçacıkları
serpilerek keskin bir bıçakla dilimler halinde kesilmekte ve paketlenerek
tüketime sunulmaktadır Kaymak yapı mında, üretimin ekonomik olabilmesinde süt yağı oranının yüksek, beğeni ile tüketilebilmesi için de beyaz olması
gerekmektedir. Bu nedenle de, kaymak üretiminde, süt yağı oranı yüksek (%
9.27) ve süt yağı rengi beyaz olduğu için daha çok manda sütü
kullanılmaktadır. İnek sütünden yapılan kaymakların rengi sarımtırak olup,
kalınlığı azdır ve kolayca kırılabilir özelliktedir Gıda Maddeleri Tüzüğü’nde (GMT) Kaymak, “içerisinde en az % 60 oranında süt yağı bulunan ve dışarıdan herhangi bir madde katılmadanözel metotla yapılıp şekil verilen krema” olarak tanımlanmaktadır. Mikrobiyolojik olarak, “kirlenmiş, kokuşmuş, küflenmiş, acımış ya da içinde patojen mikroorganizma ile bunların toksinleri bulunan ve kokuşma yapan mikroorganizmaların ürediği krema ve kaymakların gıda üretiminde
kullanılması ve satışı yasaktır” şeklinde belirtilmektedir Geleneksel kaymak yapım prosesinde, taze manda sütü ya da yağ oranı krema katılmasıyla yükseltilmiş inek sütü kullanılmaktadır. Süt sağıldıktan hemen sonra, çift kat tülbent bezinden süzülerek 2.5 – 3 Lt’lik alüminyum ya da kalaylı bakır kaymak tavalarına alınmaktadır. Hacminin yarısına kadar doldurulan tavalar öncelikle 70 – 75
oC’ye kadar bir ön ısıtma işlemine tabi tutulmaktadır. Ön ısıtmadan sonra inek sütünden üretim yapılıyor ise, % 10 oranında taze krema ilave edilmelidir. Manda sütü kullanılması durumunda bu işleme gerek duyulmamaktadır. Ön ısıtmayı
takiben, tavalardaki süt sürekli karıştırılarak 90 – 95 oC’ye kadar ısıtılmakta ve ısıtma işlemine, 4 – 5 saat daha devam edilmektedir. Süre sonunda süt, geniş ve 8 – 10 cm derinliğindeki tavalara belirli bir yükseklikten aktarılarak köpük oluşumu ve kaymağın gözenekli bir yapıda olması sağlanmaktadır. Ayrı bir odaya alınan tavalar 40 – 45 °C’ye soğuyuncaya kadar kendi halinde soğumaya bırakılmaktadır. Soğutma sonrası tavalara tekrar 70 – 75°C’de kısa süreli bir ısıtma uygulanarak 24 saat soğuk bir odada beklemeye alınmakta ve kaymak tabakasının iyice şekillenmesi sağlanmaktadır. Bu kaymak tabakasını sertleştirmek için tava yüzeyine küçük buz parçacıkları serpilerek keskin bir bıçakla dilimler halinde kesilmekte ve paketlenerek tüketime sunulmaktadır Bu şekilde üretilen kaymakların buzdolabı şartlarında saklanmak suretiyle 3 ile 5 gün kadar kalitelerini koruyabildikleri üreticiler tarafından ifade edilmektedir.



bunu okutuyum babama anlasın ne yediğini o kadar dedim bunda bi pislik var die..

meriç
22.07.08, 22:51
:biggrin::biggrin::biggrin::biggrin::biggrin::bigg rin::biggrin::biggrin::biggrin::biggrin::biggrin: